
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk canlı yayınında Türkiye-ABD ilişkileri, NATO ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO Zirvesi'ne katılımını teyit ettiğini belirterek, bunun ittifak açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.
Trump'ın zirveye katılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetinin etkili olduğunu ifade eden Fidan, Erdoğan'ın küresel liderlik vizyonu, uluslararası ilişkileri ve Türkiye'nin artan prestijinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı.
Türkiye ile ABD arasında zaman zaman inişli çıkışlı dönemler yaşansa da ticaret, ekonomi, eğitim ve teknoloji gibi alanlarda iş birliğinin sürdüğünü belirten Fidan, ikili ilişkilerin olumlu bir seyir izlediğini söyledi.
Fidan, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda ABD tarafında bir irade bulunduğunu belirtti.
Uluslararası ilişkilerde her ülkenin kendi stratejik öncelikleri doğrultusunda hareket ettiğini söyleyen Fidan, Türkiye'nin de başkalarının kendisini nasıl konumlandırdığına değil, kendi milli egemenliği ve çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı.
Türkiye'nin ne istediğini bilen, rasyonel ve güvenilir bir aktör olarak uluslararası alanda iş birliği aranan bir ülke konumunda olduğunu dile getirdi.
Fidan, ABD'nin özellikle Çin ile rekabet ekseninde dış politika ve güvenlik anlayışını yeniden tanımladığını belirtti.
Trump yönetiminin milli güvenlik yaklaşımının yalnızca Türkiye'yi değil, tüm müttefiklerini kapsayan yeni bir değerlendirme sürecini yansıttığını ifade etti.
Bölgedeki çatışmaların giderek daha büyük bir savaşa dönüşme riski taşıdığına dikkat çeken Fidan, coğrafi yayılımın, çatışma süresinin ve kullanılan silahların oluşturduğu tehlikeye işaret etti.
Taraflar arasındaki derin güven krizinin çözümü için güvenilir arabulucuların kritik rol üstlendiğini belirten Fidan, "Savaşı durdurmak için zamanla yarışıyoruz." dedi.
Türkiye'nin her iki taraf nezdinde de güvenilir bir aktör olarak öne çıktığını söyleyen Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllardır sürdürdüğü tutarlı dış politikanın bu güveni oluşturduğunu ifade etti.
Çatışmalar sırasında taraflar arasında yoğun diplomasi yürüttüklerini belirten Fidan, zaman zaman her iki tarafın da Türkiye aracılığıyla mesaj ilettiğini söyledi.
Fidan, kriz yönetiminde Katar ve Pakistan'ın da önemli rol üstlendiğini belirterek, üç ülkenin birbirleriyle stratejik ortaklık ve güçlü dayanışma içinde hareket ettiğini söyledi. Türkiye'nin diplomatik çabalarının Katar ve Pakistan tarafından da takdir edildiğini ifade etti.
İsrail'in izlediği politikaların artık uluslararası kamuoyu nezdinde meşruiyetini kaybettiğini savunan Fidan, dünya genelinde üniversitelerden medya kuruluşlarına kadar İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığını söyledi.
Türkiye'nin milli ve bölgesel çıkarlarını koruma konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Fidan, hiçbir ülke karşısında geri adım atmayacaklarını belirtti. Türkiye'nin temel önceliğinin bölgesel istikrarı sağlamak ve uluslararası hukuku savunmak olduğunu ifade etti.
2020'de ABD, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasını gerekçe göstererek CAATSA'nın 231. maddesi kapsamında yaptırım uyguladı. Yaptırımlar doğrudan Türkiye ekonomisine değil, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve bazı yöneticilerine yönelikti.
SSB'ye ABD ihracat lisansları ve izinleri yasaklandı, ABD finans kuruluşlarından kredi desteği kısıtlandı. SSB Başkanı İsmail Demir ile üç üst düzey yetkiliye mal varlığı dondurma ve vize kısıtlamaları getirildi. ABD, gerekçe olarak 'S-400 alımının NATO güvenliğini tehlikeye attığını' gösterdi.
Kaynak: Yeni Şafak