
Murat Marap
murat@muratmarap.com
NECMETTİN ERBAKAN; BU KARAR TARİHİN İÇERİSİNDE BASİT BİR NOKTADIR
16/01/2026 Refah Partisi’nin kapatılması, Türk siyasi tarihinin en karanlık, en utanç verici operasyonlarından biridir. Bu olay ne bir “hukuk kararıdır” ne de masum bir yargı süreci… Bu, açıkça ve alenen yapılmış bir siyasi infazdır. 16 Ocak 1998’de verilen karar, halkın oyuyla iktidara gelen bir partinin, sandıkta hesap sorulamayan gücünün, masa başında budanmasından başka bir şey değildir. Milletin tercihini hazmedemeyenler, demokrasiyi askıya almış; hukuku kalkan, yargıyı silah haline getirmiştir. Refah Partisi’nin kapatılması, yalnızca bir partinin hukuki varlığına son verilmesi değildi. O gün, milyonlarca insanın sandıkta verdiği irade de yok sayıldı. Siyaset, mahkeme salonlarında dizayn edilmeye çalışıldı. Demokrasi, “tehlikeli” bulunarak askıya alındı. “Lâikliğe aykırı eylemler” gibi ucu açık, yoruma dayalı gerekçelerle verilen kapatma kararı, hukukun değil, korkunun ürünüdür. O gün Anayasa Mahkemesi’nin önüne konulan dosya, aslında bir partinin değil, millet iradesinin idam fermanıydı. Yetmedi… O gün Türkiye’ye şu mesaj verildi: Aradan yıllar geçti. İsimler değişti, partiler değişti, tabelalar değişti. Ama o karar, hâlâ tarihte duruyor. Silinmedi. Aklandı sanıldı ama unutulmadı. Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve yol arkadaşlarına getirilen siyasi yasaklar, halkın temsilcilerine değil; halka verilmiş bir cezaydı. Bu ülkenin seçmeni, kendi iradesiyle adeta terbiye edilmek istendi. Necmettin Erbakan, bu kararın ardından tarihe geçen o cümleyi kurmuştu: O gün bu söz, kimi çevrelerce bir teselli cümlesi olarak görüldü. Kimi çevreler ise küçümsedi. Oysa bugün geriye dönüp baktığımızda, Erbakan’ın ne demek istediği daha net anlaşılıyor. Çünkü Refah Partisi kapatıldı ama temsil ettiği fikirler kapatılamadı. Kadroları dağıtıldı ama siyasi damar kesilemedi. Refah Partisi’nin kapatılması, aslında Türkiye’deki vesayetçi anlayışın son büyük reflekslerinden biriydi. İnancın, kimliğin, muhafazakâr taleplerin siyaset sahnesinden silinmek istendiği bir dönemin simgesiydi. Fakat tarih, çoğu zaman baskıyı değil direnci büyütür. Nitekim öyle oldu. O “küçük nokta”, siyasetin yönünü değiştiren büyük bir sürecin başlangıcıydı. Kapatmalar, yasaklar ve dışlamalar; yeni arayışları, yeni siyasal oluşumları ve daha geniş bir toplumsal mutabakatı doğurdu. Bugün Türkiye siyasetini anlamak isteyen herkes, Refah Partisi’nin kapatıldığı günü doğru okumak zorundadır. Demokrasi, sadece sandık kurmak değildir. Demokrasi, sandıktan çıkan iradeye saygı duymaktır. Bir partiyi kapatmak kolaydır; zor olan, toplumun taleplerini yok saymadan birlikte yaşamayı öğrenmektir. Bugün Refah Partisi’nin kapatılmasının yıldönümünde, geriye dönüp bakıldığında bir gerçek daha net görülüyor: Tarih, mahkeme kararlarını değil; milletin hafızasını yazıyor. Ve o hafızada Refah Partisi’nin kapatılması, bir bitiş değil, bir dönüm noktası olarak yerini alıyor. Belki de gerçekten… |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| MODERN ÇAĞIMIZIN FİRAVUNLARI VE NEMRUTLARI - 09/02/2026 |
| Tarih tekerrürden ibaret denir. Ama bazı dönemler vardır ki tekerrür etmez; ibret olur. Bugün yaşadığımız çağ, teknolojinin zirve yaptığı ama insanlığın vicdanen dibe vurduğu bir çağdır. Bu çağın firavunları da var, nemrutları da… Üniformaları krallı |
| BAYRAĞA UZANAN ELİ KESECEKSİN - 22/01/2026 |
| Türk Bayrağı sıradan bir bez parçası değildir. O bayrak; bin yıllık bir inancın, bir mücadelenin, bir milletin ortak vicdanının sembolüdür. Üzerindeki hilal İslam’ı, yıldız ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (s.a.v.) temsil eder. Bu nedenle Türk |
| 20 OCAK 1989: BİR ŞEHRİN KALBİNİN DURDUĞU GÜN - 20/01/2026 |
| Gençlerimize Ne Oluyor? - 19/01/2026 |
| GÜNÜMÜZÜN NEMRUT VE FİRAVUNLARI - 13/01/2026 |
| Tarih, zulmü unutmuyor. Firavun’u da unutmuyor, Nemrut’u da… Güçlerini tanrılaştıran, iktidarlarını mutlak gören, insan hayatını bir sayıdan ibaret sayanları tarih hep aynı yere yazıyor: Zulmün karanlık hanesine. |
| ABD VE MODERN EŞKİYALIK - 04/01/2026 |
| Bu Bir Devlet Operasyonu Değil, Açık Eşkıyalıktır! Adına ne derseniz deyin; “Operasyon”, “müdahale”, “demokrasi hamlesi”… |