• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Site Menüsü
Takvim
Murat Marap
murat@muratmarap.com
BAYRAĞA UZANAN ELİ KESECEKSİN
22/01/2026

BAYRAĞA UZANAN ELİ KESECEKSİN

Türk Bayrağı sıradan bir bez parçası değildir. O bayrak; bin yıllık bir inancın, bir mücadelenin, bir milletin ortak vicdanının sembolüdür. Üzerindeki hilal İslam’ı, yıldız ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (s.a.v.) temsil eder. Bu nedenle Türk Bayrağı’na yönelen her saygısızlık; yalnızca bir devlete değil, Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve İslam’a yönelmiş açık bir hakarettir.

Nusaybin’de Türk Bayrağı’na yapılan saygısızlık, hiçbir gerekçeyle mazur görülemez. Bu tür eylemler “ifade özgürlüğü” kılıfına sokulamaz, “provokasyon” diyerek hafifletilemez. Çünkü bayrağa uzanan el, doğrudan milletin onuruna uzanmıştır. Bu, toplumsal barışı hedef alan bilinçli bir tahriktir.

Bayrak; şehitlerin kanıyla anlam kazanmıştır. O kan; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Güneydoğu’da, sınır boylarında toprağa düşen evlatlarımızın kanıdır. Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, camilerimizde ezanlar susmuyorsa, bayrağımız gönderde dalgalanıyorsa, bunun bedeli ağır ödenmiştir. Bu bedeli yok sayan her davranış, tarihe ve inanca saygısızlıktır.

Nusaybin gibi kadim bir şehirde bu saygısızlığın yaşanması ayrıca düşündürücüdür. Bu coğrafya; Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın yüzyıllardır aynı bayrağın gölgesinde yaşadığı bir coğrafyadır. Bayrağı hedef almak, halkları karşı karşıya getirme çabasından başka bir şey değildir. Kim olursa olsun, hangi kimliği taşıdığını iddia ederse etsin, Türk Bayrağı’na düşmanlık bu ülkenin hiçbir ferdine fayda sağlamaz.

Devletin görevi nettir: Bayrağa uzanan eli hukuk içinde ama kararlılıkla durdurmak. Toplumun görevi nettir: Bu tür provokasyonlara karşı sağduyulu ama onurlu bir duruş sergilemek. Sessizlik, rıza değildir; fakat taşkınlık da çözüm değildir. Çözüm, ortak değerlerde buluşmak ve o değerlere sahip çıkmaktır.

Unutulmamalıdır ki; bayrak yere düşerse vatan düşer, bayrak çiğnenirse millet incinir. Türk Bayrağı’na saygı, bu topraklarda birlikte yaşamanın asgari şartıdır. Buna uymayan, bu millete de bu devlete de saygı duymuyor demektir.

Bugün Nusaybin’de yapılan saygısızlığa verilecek en güçlü cevap; bayrağa daha sıkı sarılmak, onu daha yüksekte dalgalandırmak ve bu milletin inancına, tarihine, birliğine sahip çıkmaktır. Çünkü bu bayrak; hepimizin namusudur.



115 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MODERN ÇAĞIMIZIN FİRAVUNLARI VE NEMRUTLARI - 09/02/2026
Tarih tekerrürden ibaret denir. Ama bazı dönemler vardır ki tekerrür etmez; ibret olur. Bugün yaşadığımız çağ, teknolojinin zirve yaptığı ama insanlığın vicdanen dibe vurduğu bir çağdır. Bu çağın firavunları da var, nemrutları da… Üniformaları krallı
20 OCAK 1989: BİR ŞEHRİN KALBİNİN DURDUĞU GÜN - 20/01/2026
Gençlerimize Ne Oluyor? - 19/01/2026
NECMETTİN ERBAKAN; BU KARAR TARİHİN İÇERİSİNDE BASİT BİR NOKTADIR - 16/01/2026
Bugün, Türk siyasal hayatına derin izler bırakan bir kararın yıldönümü. Refah Partisi, Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldı. Aradan yıllar geçti, fakat o gün alınan kararların etkileri hâlâ tartışılıyor, hâlâ hissediliyor.
GÜNÜMÜZÜN NEMRUT VE FİRAVUNLARI - 13/01/2026
Tarih, zulmü unutmuyor. Firavun’u da unutmuyor, Nemrut’u da… Güçlerini tanrılaştıran, iktidarlarını mutlak gören, insan hayatını bir sayıdan ibaret sayanları tarih hep aynı yere yazıyor: Zulmün karanlık hanesine.
ABD VE MODERN EŞKİYALIK - 04/01/2026
Bu Bir Devlet Operasyonu Değil, Açık Eşkıyalıktır! Adına ne derseniz deyin; “Operasyon”, “müdahale”, “demokrasi hamlesi”…
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar43.860644.0363
Euro50.973751.1779
Hava Durumu