© Davam Haber 2020

Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'nun son iddiasına olay cevap!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "'Kasım'da seçim olabilir' diyen Kılıçdaroğlu ya kendini kandırıyor, ya da paraşütsüz uçuyor. Bizim tavsiyemiz en yakın kliniğe müracaat etmesi ve tedavi altına alınmasıdır." dedi.

SON DAKİKA HABERİ: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"İnsanın olgunluğu gibi siyasetin de olgunluğundan bahsetmek mümkündür. Olgunlaşmak demek, alınan kararların, taşınan kalplerin hassasiyet düzeyindeki tırmanışı demektir. Her rüzgara yelken açan, her telkine kapı aralayan bir siyaset anlayışının ne olgunluğundan ne omurgalı duruşundan söz edilebilir. Basit ve bayağı siyasetin ömrü pişkinlikle gelip geçecektir.

Türk siyasetinin çözüm bekleyen en önemli sorunlarından birisi bu tip siyaset ve siyasetçi akımının varlığıdır. Bugün ne yaşıyorsak izleri dündedir. Bugün neyle karşılaşıyorsak hedefleri yarındadır. Hedefi büyük olanın inancı da büyüktür.

BAHÇELİ'DEN 2023 MESAJI

Maksat milletimizi güzelliklerin en güzeliyle buluşturmaktır. Biz insan üstü bir gayretle çalışıyoruz, geceyi gündüze katıyoruz, azımızı çok yapmak için sürekli çabalıyoruz. Cumhuriyetin 100. yıldönümüne adım adım hazırlanıyoruz. İnsanımızın yüreğine yağmur gibi yağıyor, umutlarını yeşertiyoruz. Sözümüzle, sevdamızla, samimiyetimizle, sabrımızla, sadakatimizle, sağduyumuzla 2023'teki zafere yürüyoruz.

Çıkarsınlar adaylarını görsünler anyayı konyayı. Demokrasi er meydanıdır. Kolayca yıpranacak meçhul adayı çok arayıp aramadıkları böylesi bir akıl tutulmasına girdikleri de bir diğer muamma olarak karşımıza çıkmaktadır. Aday kim olursa olsun Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan yüzde 50'yi fersah fersah aşan bir oy çokluğu ile yeniden Cumhurbaşkanı seçilecektir.

Zillet ittifakının adayını açıklamamasında bilinçli bir taktik mi söz konusudur yoksa demir bir çatlak mı etkilidir. Çıkarsınlar adaylarını görsünler Hanya'yı Konya'yı. Kolayca yıpranacak meçhul bir adayı arayıp aramadıklarını, böylesi bir akıl tutulmasına düştükleri bir diğer muammadır.

İntikam almak isteyenlerin tamamı Kılıçdaroğlu'nun arkasında kuyruğa dizilmiştir. 'Kasım'da seçim olabilir' diyen Kılıçdaroğlu ya kendini kandırıyor, ya da paraşütsüz uçuyor. Bizim tavsiyemiz en yakın kliniğe müracaat etmesi ve tedavi altına alınmasıdır. Henüz ortak adayda anlaşamayan birbirine çalım atmaktan haz alan, birbirlerinin aleyhine kulisleri kaynatan siyasi partilere Türkiyemizin emanet edilmesi, istikbalimizin hiçe sayılmasıdır.

"SİNDİRELLA EKONOMİSİNİN SONUNA GELİNMİŞTİR"

Kurallara dayalı uluslararası düzenin meydan okumalara maruz kaldığını; siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında çatlakların yeni kırılmalarla genişlediğine şahit oluyoruz. Ekonomik-politik sistemin insanlığın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaklaştığı görülmektedir.

Dünya kapsayıcı bir vizyona, adil, barışçıl politikalara muhtaçtır. Dünya genelinde gelir dağılımı eşitsizliğinden kaynaklanan refah kayıpları endişe vericidir. Karşımızdaki bu tablo küresel krizleri teşvik etmiştir.

Milli ve manevi değerlerle bezenmiş bir ekonomik modele ihtiyaç olduğu açıktır. Sindirella ekonominin sonuna gelinmiştir. Ahlaki olmayan, insani değerlerle bağdaşmayan piyasa uygulamalarını köklü bir şekilde sorgulamaktan, ekonomik, güvenlik, eşitlik, özgürlük, adalet kapsamında revize etmedikten sonra varılacak yer yine krizdir. İnsanlığın yeni bir vizyona ihtiyacı vardır.

"KÜRESEL EKONOMİ CÜCELEŞMİŞTİR"

Ekolojik limitler çerçevesinde kalarak, ekonomik istikrarı yakalamak geleceğin dünyasını daha mamur ve müreffeh hale taşıyacaktır. Uyuklayan bakışla altımızdan kayıp giden dünyayı seyretmemiz sorumluluk anlayışımızla ters düşecektir.

Dünyaya karşı kapanmak ve içe dönmek demek, Allah'ın kelamını anlatmaktan ve savunmaktan vazgeçmek demektir. Buna da olurumuz yoktur, hep umutlu olacağız. Biz yeryüzünde unutulmuş bir savaşın kayıp askerleri değiliz. İyiliğin asıl manası bireysel değil toplumsal olmasıyla tezahür edecektir. Bugünkü tüketim toplumu küresel bir toplumdur. İçinde zenginlik adalarıyla yoksulluk havuzları bulunmaktadır. Gemisi kurtaran kaptan iddiaları, yıkıcı rekabetler, sonlu bir hayat içinde sınırsız servet iştahı felaket habercisi haline dönüşmüştür. Herkese fayda sağlayacağı iddia edilen damlama ekonomisinin aslında bir dolandırıcılık olduğu Oscar ödüllü bir iksidatçı tarafından itiraf edilmedi mi? Küresel ekonomi cücelemiştir, motoru teklemiştir.

Küresel ekonomi fırtınalı bir havada, bozuk pusulayla yolunu bulma çabasındadır. ABD, Birleşik Krallık ve Almanya faiz silahına sarılmışlardır fakat silahtaki mermi azalmaktadır. Gıda ve enerji fiyatları küresel enflasyonu çıkarmaktadır.

TÜSİAD'A İSVEÇ VE FİNLANDİYA TEPKİSİ

Mühim olan Türkiye'nin alacağı pozisyon, üstleneceği tarihi roldür. Türkiye ekonomisinde pireyi deve yapan siyasi sefillerin dünyanın nereden nereye geldiğini göremedikleri ortadadır. Türkiye pozitif olarak ayrışırken yatırım, üretim alanlarında bir adım öne çıkmaktadır. Gıda krizinin bize yansımasını en aza çekmemiz mümkündür. Patates, soğan, patlıcan fiyatlarını abartanlara diyorum ki biraz vicdanınız kaldıysa, kimin tarafında olduğunuzu açıklayın.

Kimlerin değirmenine su taşıdığınızı söyleyin. İşte görüyorsunuz TÜSİAD Başkanı işi gücü bırakıp İsveç ve Finlandiya'nın yanında saf tutmuş. TÜSİAD'ın mensubiyet duyduğu ülke neresidir. Bir kez olsun milli olsun. Boş yapmayın, Türk de olamıyorsanız bari insan olun. TÜSİAD'ın selam durduğu İsveç, Kandil'in finans bankasına dönüşmüştür. Zillet ittifakı ile İsveç bu durumdan mutlu mudur? Brüksel'de toplanan NATO Savunma Bakanları toplantısında PKK'nın elindeki silahların Sayın Akar eliyle mutahaplarına gösterilmesi ihanet çetesinin nerelere ulaştığının göstergesidir. 

İDAM CEZASI ÇIKIŞI

Mahkemeler cinayet davalarında süratle karar vermeli, iyi hal indirimi veya bir başka sebeple canilerin ceza indirimine izin verilmemelidir. Gerekiyorsa idam cezası bile tartışmaya açılmalıdır. Kadınlara yönelik cinayetlerin tekrar tekrar gösterimine kesinlikle izin verilmemeli. Milli ve manevi değerlerimizi hedef alan dizi-filmler hayatımızı zehirlemektedir. Şiddeti kışkırtan roller, aile birliğimizi doğrudan çürütme risk ve tehlikesi yaşatmaktadır.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER