© Davam Haber 2020

DOĞAN BEKİN: "TÜRK BANDIRALI “ROSELINA-A” GEMİSİNE YAPILAN BASKINI ŞİDDETLE KINIYORUZ"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Alman firkateyn gemisinin Türk bandıralı gemiye yaptığı baskın sonrası ayaptığı aıklamada: "Libya açıklarında uluslararası açık denizde Türk gemisine yapılan müdahalenin fiili bir suç olduğunu bu kanunsuz eylemin uluslararası hukuktaki yeri yetki aşımı, kısaca nullum crimen nulla poena sine lege kanununun şartlarını ihlaldir" dedi.

Alman Firkateyni tarafından Türk bandıralı gemiye yapılan baskın sonrası Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin bir açıklama yaptı.

 

Bekin yaptığı açıklamada:

 

"Bayrak devlet olan Türkiye’nin rızasını almadan İrini Harekatı’nda görevli Alman Hamburg Firkateyni tarafından Türk bandıralı “ROSELINA-A” gemisine yapılan ani baskın ile arama yapılmaya kalkışılması 1988 yılında Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme (1988 SUA Sözleşmesi) hükümleri gereği gayri kanunidir" dedi.

 

Libya açıklarında uluslararası açık denizde Türk gemisine yapılan müdahalenin fiili bir suç olduğunu hatırlatan Bekin: "Bu kanunsuz eylemin uluslararası hukuktaki yeri yetki aşımı, kısaca nullum crimen nulla poena sine lege kanununun şartlarını ihlaldir" dedi.

 

Doğan Bekin: "Alman ceza hukukçusu Anselemo Feurbach’a atfedilen ‘Nullum crimen , nulla peona sine lege’( Kanunsuz suç ve ceza olmaz) gereği 1988 SUA Sözleşmesi’ne göre ‘kanunilik ilkesini’nin Hamburg Firkateyninde görevli olan ve gemiye illegal baskın düzenleyen görevlilere uygulanabilmesinin ilgili yetkililer tarafından sonuna kadar yakından takip edilmesini ve konunun Mavi Marmara akıbetine uğratılmamasını temenni ediyoruz" dedi.

 

Geçmişte 2010 yılında uluslararası sularda İsrail’in baskınına uğrayan Mavi Marmara saldırısı ve katliamı daha zihinlerdeki tazeliğini koruduğunu ifade eden Bekin: "Hamburg Firkateyni tarafından “ROSELINA-A” gemisine gerçekleştirilen bu illegal baskının yeni mıknatıs etkileri olmadan gerekli adımların atılması ve olayın üzerine kararlılıkla gidilmesi gerekmektedir" dedi.

 

Bekin: "Hatırlanacağı üzere, Mavi Marmara ile ilgili İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Ankara’daki İsrail Büyükelçiliği tarafından Mavi Marmara baskınıyla ilgili yapılan açıklamada davanın "hukuki olmaktan uzak tek taraflı siyasi bir eylem" olarak betimlenmesi dikkatlerden kaçmamış olup, en nihayetinde ise 28.6.2016 tarihinde İsrail ile imzalanan “Mutabakat Metni”10 kişinin şehit olmasıyla sonuçlanan Mavi Marmara davasının düşürülmesine, İsrailli sanıklar hakkındaki gıyabi yakalama kararının kaldırılmasına hükmedildi" dedi.

 

AK Parti iktidarı, söz konusu mutabakat metnini imzalamadan önce İsrail'e iyi niyet jesti olarak döngüyü kırabilecek en önemli adımı atarak NATO'nun Brüksel Karargahı’nda ofis açma hususundaki veto hakkını kullanmaması olmuştur" diyen Bekin: "Böylece, NATO nezdindeki Akdeniz Diyalog ülkelerinin en aktif üyesi konumundaki İsrail’in, daha önce birçok platformda dile getirilen NATO adına Kuzey Afrika güvenliğini sağlayacak adımların atılmasının önündeki engeller ortadan kalkmış oldu" dedi.

 

Doğan Bekin sözlerinin devamından ise: "Böylece İsrail, NATO adına “terörle mücadele” adı altında Mısır, Libya, Tunus, Fas gibi Müslüman ülkelerin askeri denetimini yakından kontrol altına alabilmek ve bu ülkelere olası silah sevkiyatını da Akdeniz'de denetleme imkânına sahip olması sağlanmış oldu. Bu yolla, Müslüman ülkelerin daha kolay denetiminin sağlanmasının önü açılmış oldu" dedi.

 

Bekin: "Türkiye, NATO ülkesi olmasına rağmen, bir başka NATO ülkesi olan Almanya'ya ait Hamburg Firkateyni tarafından Türk bandıralı “ROSELINA-A” gemisine yapılan baskını da benzer çerçevede göz önüne almak mümkündür" dedi.

 

Söz konusu gemiye yapılan baskın, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından Libya'ya uygulanan silah ambargosu kararının Türkiye tarafından hiçe saydığı ve sürekli delindiği konusundaki iddiaları somutlaştırabilmek adına yapılan ve Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya yönelik sinsi bir adım olsa gerek diyen Doğan Bekin Sözlerinin sonunda:

 

"Sonuç olarak, bayrak ülke Türkiye’nin rızası alınmadan İrini Harekatı’nda görevli Alman Hamburg Firkateyni tarafından Türk bandıralı “ROSELINA-A” gemisine yapılan ani baskını şiddetle kınadığımızı ifade eder, bu hukuksuz eylemin yapanın yanında kar kalmaması için tüm uluslararası hukuki yollara başvurulmasını beklediğimizi ifade etmek isteriz" ifadelerini kullandı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER