© Davam Haber 2020

PARSEL PARSEL RANTÇILAR KESTEL’İMİ PAZARLIYOR!

Bursa Kestel’e bağlı Derekızık mahallesi sınırları içerisinde kendisine söz verildiğini iddia ederek, yurtdışından gelecek misafirlerini ağırlayacak bir yer yapan ve daha sonrasında Kestel Belediyesi tarafından yıkılan yerin sahibi Yakup Yamaç’la gündeme gelen ilçede sular durulmuyor. Almanya’da yaşayan iş insanı Yakup Yamaç (49), Bursa’nın Kestel ilçesinde yaptırdığı villasının yıkımı ile alakalı AK Parti’li Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır ve Yardımcısı Haluk Kürel’i Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunmuştu. Kestel Belediyesi’nin kaçakla mücadelesini eleştirilirken Önder Tanır’ın Ankara yolu üzerinde bir firmaya ait olan işyerinin 1 katının kaçak olmasına rağmen yıkılmadığı göz yumduğu ifade ediliyor.

Ağlaşan Mahallesi’nde tarla vasfındaki bir araziye 3 tane yüzme havuzlu kaçak villa yapıldığı, kaçağın tespit edilmesine rağmen hiçbir cezai işlemin yapılmadığı, belediyenin suç işlediği vatandaşlar tarafından iddia edildi. Kestel’de son iddia ile birlikte vatandaşlardan da haber merkezlerine kaçak yapılarla ilgili yoğunluklu ihbarlar gelmeye başladı. 

Ne Olmuştu?

Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır ve ekibini, Avrupa seyahatinin Almanya ayağında karşılayıp orada mevcut imkanları ile misafir eden Yakup Yamaç’ın, Önder Tanır’la samimiyeti bu seyahat ile başladı.  Bu seyahatte farklı ülke ziyaretlerinde ise Başkan Tanır ve ekibine, Yakup Yamaç’ın bir yakını eşlik etti. İş adamı Yakup Yamaç, Kestel’de yapacağı istihdama yönelik düşüncelerini Başkan Tanır ile paylaştı.

Başkan Yardımcısı Haluk Kürel, Yakup Yamaç ile samimiyetini arttırdı. Kestel’e dönüşten sonra ise Yakup Yamaç’tan muhtelif zamanlarda para talep etti.

Yakup Yamaç, başkan ile görüşmelerinden birinde, Kestel’de daha önceden de sahibi olduğu Derekızık’taki içerisinde tapuya kayıtlı yapılar da bulunan arazisine bir tasarrufta bulunup bulunamayacağının istişaresini yaptı. Başkan Tanır’ın belediyeye 250 bin TL kadar bir bağış yapması halinde tasarrufta bulunabileceği konusunda verdiği olumlu cevaba istinaden paranın bir kısmını yatırdıktan sonra, arazide gerekli çalışmalara başlandı.

Sürecin başından itibaren Haluk Kürel, Yakup Yamaç ile kendisi ve belediye ile ilgili konularda aracılık yapıyordu. Binanın kaba inşaatı bitmişti, binanın belediye tarafından kaçak yapı muamelesi tespiti gördüğünü, komşuları vasıtası Başkan Tanır’a telefon açtı. Başkan Tanır da “O bina sana mı aitti?” diyerek ekipleri geri çekeceğini söyledi. Bunun üzerine tatilde olan Yakup Yamaç tatilini yarıda kesip Türkiye’ye geldi ve Başkan Tanır’ı makamında ziyaret ederek inşaat ile ilgili sıkıntılı bir durum olup olmadığını sordu. Başkan Önder Tanır sıkıntı olmadığını ve devam etmesini söyledi.

Olay muhalefetin gündemine de girmişti. Belediye Meclisi’nde konu gündeme getirilerek Başkan Tanır’a soruldu. Cevaben video da özetledi.

Bu minvalde de Haluk Kürel aracılık faaliyetlerine devam ederken Haluk Kürel’in nakit talepleri de devam ediyordu.

Süreç böyle devam ederken Başkan Önder Tanır bizatihi devreydi.

Başkan Önder Tanır Yakup Yamaç’ın akrabasını makamına çağırarak inşaatın devamı ile ilgili sıkıntı yaşanmaması adına 1 milyon TL bağış talep etti. Başkan Tanır bu görüşme ile aslında Yakup Yamaç’a isteklerini bildiriyordu. Bir ay sonra benzer bir görüşme daha yapıldı ve sert bir biçimde Yakup Yamaç’a neden hala ödeme yapılmadığı sorgulandı.

Başkan Tanır’ın isteklerine bir yenisi daha eklendi. Kestel merkezde yaşlı bir kadına Yakup Yamaç’ın ev alması talep edildi. Evi kamulaştırma alanında kalan yaşlı kadına hemen evinin karşısındaki satılık evin acil olarak alınması gerektiği ve karşılığında da yaşlı kadının evini belediyeye bedelsiz bağışlayacağı bildirildi. İlk olarak talebe hayır amaçlı olumlu bakan Yakup Yamaç evin bedeli olarak söylenen 500 bin TL’nin elden teslim edilmesinin istenilmesi sonucu talebe olumsuz yaklaşmıştı.

Haluk Kürel’in devam eden taleplerine istinaden Yakup Yamaç’ın akrabası, Haluk Kürel’e elden 100 bin TL ödeme yaptı.

Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’ın yeni bir talebi gecikmedi. Taleplerinin kabul edilmemesine sinirlenen başkan tanır. Yakup Yamaç’ın akrabası ve Belediye Yıkım Müdürü’nün bulunduğu özel bir görüşmede hiddetli bir şekilde parmağını da sallayarak, “Yakup Yamaç’a söyle bedel artık 1 milyon değil 1,5 milyon oldu. Önümüzdeki cuma gününe kadar para ödenmezse, sonraki çarşamba günü binayı yıkacaksın” diye yıkım müdürüne dönerek talimat verdi. Yakup yamaç teklifi etik bulmadığı için reddetti. Haluk Kürel de devreye girmesine rağmen fikrinde değişiklik olmadı.

Bu konuşmaya rağmen Başkan Tanır verdiği süreyi beklemeden yıkımı gerçekleştirmek için konuyu encümen gündemine getirdi.18 Kasım tarihinde ki encümen toplantısında yıkım kararı alarak normal işleyişin dışında  verilen karar aynı gün yazdırılarak imzalanması için encümen üyelerinin bir kısmına ev ve iş yerlerinde imzalatıldı. Aynı gün Yıkım Müdürlüğü’ne üst yazı ile gönderildi. Yıkım Müdürlüğü yine aynı gün üst yazı ile mahalle muhtarına elden kararı teslim etti.

Mülk sahibi Yakup Yamaç’ın yurtdışında yaşadığı Başkan Tanır tarafından bilinmesine rağmen yıkılan binanın bulunduğu adrese tebliğ edildiği için Yakup Yamaç’ın karardan bilgisi olmadı.

Hemen ertesi gün 19 Kasım tarihinde yıkım tarihinde yıkım gerçekleştirildi.

Normal prosedürde encümen kararının aynı gün yazılması, aynı gün imzalatılması, aynı gün ilgili müdürlüğe teslimi, aynı gün ilgili müdürlüğün evrakı işleme alması ve aynı gün üst yazı ile birlikte kendi memuru ile tebliğe çıkarması, hemen ertesi gün yıkımın gerçekleştirilmesi olağan bir durum değildir. Türkiye’de bütün belediyelerin yıkım uygulanmaları incelendiğinde bile böyle bir oldu bitti yıkım uygulanmasına rastlanması mümkün değildir. Kişinin adalet önünde kendini savunma hakkı ihlal edilerek yıkımın oldu bittiye getirilmesi Başkan Tanır’ın kişisel hırsına yenik düşmesi sonucudur.

Zaten Önder Tanır da video da yıkım sayısının 400-500 olduğunu, bu yapının da sıraya dahil olarak sırası geldiğinde yıkılacağını  belirtti. Acil ve hızlı yıkım için alınan meclis kararının pek uygulanabilir olmadığını söyledi ama kendi söylediğinin tam tersi bir uygulama yaptı.

Konu Yakup Yamaç’ın olayı yargıya taşımasından ve basına yansımasından önce Haluk Kürel’in başkan yardımcılığı görevi sona erdi. Ancak konunun basına yansıması üzerine Haluk Kürel’in, Yakup Yamaç ile ticareti olduğu iddia edilse de ortada bir ticaret yoktu. Haluk Kürel’in tek taraflı nakit talepleri vardı.

Ortada Başkan Tanır’ın iddia ettiği ticari ilişki bulunmamaktadır. Bu Başkan Tanır’ın daha önceki açıklamasında da görülmektedir.

BAŞKAN TANIR KAÇAK YAPIYI RANT ARACI OLARAK KULLANIYOR

1—Salih Beyhan 

Resimde görülen yer Ağlaşan Mahallesi 104 ada 9 parselde kayıtlı tarla vasfındadır. Resimde de görüleceği üzere villa ile beraber 3 adet yapı ve yüzme havuzu bulunmaktadır. Ekim 2019’da belediye tarafından kaçak tespiti yapılmasına rağmen hiçbir cezai işlem uygulamadan, encümende yıkım kararı alınması gerekirken bu yapılmamıştır.

Bunun yerine 10 Şubat 2020 tarihli encümen kararı ile Salih Beyhan’dan bir çöp aracı şartsız bağış olarak kabul edilmiştir.

Bağışın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra 11 şubat 2021 tarihli encümen kararı ile de Salih Beyhan adına kaçak yapı cezası uygulanmıştır.

Tespit edilmesine rağmen ceza uygulanmadan Salih Beyhan’dan belediyeye bağış alınması, tespitin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra ceza kesilmesi etik midir?

2-Hulusi Karadağ   (KARADAĞ MOBİLYA ANKARA YOLU)

Kestel- Ankara yolu üzeri 147 ada 5 parselde yer almaktadır. Resimlerde görüleceği üzere 1 kat kaçak yapıya göz yumulmuştur. Kaçak yapı tespiti yapılarak dosyası oluşturulmuş ve 24.03.2021 tarihli encümen gündemine alınmasın rağmen dosya karar alınmadan sümen altı edilmiştir. Ceza ve yıkım kararı alınmadan Karadağ Mobilya’dan belediyeye 1 adet Doblo marka araç şartsız bağış alınmıştır. Ceza ve yıkım kararı alınmayan yerin sahibinden, belediyeye şartsız bağış araç alınması etik midir?

Bu örneklerde görüleceği üzere, Önder Tanır kaçak yapı ile mücadele kisvesi altında kaçak yapı rant ağı oluşturdu mu dersiniz?

BAŞKAN ÖNDER TANIR’IN YAKUP YAMAÇ HAKKINDA YAPTIĞI ŞİKAYET KOVUŞTURMAYA GEREK YOKTUR KARARI İLE SONUÇLANMIŞTIR. AYRICA YAKUP YAMAÇ’IN ŞİKAYET DOSYASI İSE GİZLİ OLARAK DEVAM ETMEKTEDİR.

YAKUP YAMAÇ’IN SAVCILIĞA VERDİĞİ DİLEKÇE;

“Sayın Savcım; Ben Yakup Yamaç. 1972 Muş-Merkez doğumluyum. 1980 yılında Almanya’ya gittim ve burada iş hayatına atıldım. 2017 tarihinde de Almanya’daki iş hayatının devamlılığı gereği Alman vatandaşlığına geçtim. Halen bu ülkede Düsseldorf merkezli 7 ayrı iş kolunda faaliyet gösteren yaklaşık 750 çalışanı olan bir firmanın sahibiyim.

Ben Almanya’da iken akrabalarımın bir bölümü Muş’tan Bursa’ya, özellikle de Kestel ilçemize yerleşti. Buradaki akrabalarım bana Kestel’i anlatınca 2010’da ilçeyi ziyaret ettim. 2016’da geldiğimde Kestel’in doğal güzelliği karşısında ben de bu ilçeye ileride belki yerleşirim diye bir arazi aldım. Daha sonra Kestel sanayi ve tarım iş kolunda yatırım yapılabilecek bir bölge olduğu için burada daha büyük bir arazi arayışına girdim ve nihayetinde 2020 yılının ocak ayında Kestel ilçesi Derekızık Mahallesi 111 ada 11 parseldeki çiftliği ve bitişiğindeki 3 parseli (yaklaşık 18 dönüm arazi) satın aldım.

Bu süreçte dünya genelinde yaşanan pandemi ve Çin kaynaklı lojistik sorunları da dikkate alarak Kestel’de, direkt Almanya’ya tekstil, mobilya ve gıda ürünü ihracatı yapabileceğim yatırım arayışı içerisine girdim. Yine bu günlerde arazilerin ve çiftliğin emlak vergilerini ödemek üzere 24 Ocak 2020’de Kestel Belediyesi’ne başvurdum. İşlemlerimi yaptırırken belediyede çalışan bir akrabamın vasıtasıyla Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır Bey ile tanıştırıldım.

Makamında beni ağırlayarak kahve ikram eden Önder Tanır, burada Almanya’daki faaliyetlerimle ilgili bilgi aldıktan sonra, benimle tanışmaktan büyük mutluluk duyduğunu Kestel’e her geldiğinde görüşmek istediğini, yatırım konusundaki düşüncelerimi de yerinde bularak destek verebileceğini söyledi. Bu görüşmede yakında Almanya’da düzenlenecek bir fuar organizasyonuna belediye olarak katılacaklarını belirterek, benimle Almanya’da da görüşmek istediğini, sohbetin devamını orada yapabileceğimizi ifade etti. İyi dileklerimizle ben makamdan ayrıldıktan hemen sonra WhatsApp hattıma, Önder Tanır Bey Almanya’ya seyahati için aldığı 28 Ocak 2020 tarihli uçak biletlerin görüntüsünü attı. Sonrasında ben 27 Ocak 2020 tarihinde de Türkiye’den ayrıldım.

Essen şehrinde düzenlenecek fuar için Önder Tanır Bey de 28 Ocak’ta Almanya’ya uçuşa geçti. Benden talep ettiği üzere Sayın Başkan Önder Tanır ile beraberindeki Belediye Başkan Yardımcısı Haluk Kürel ile Park Bahçeler Müdürü Ali Cebeci’yi şoförüm Muharrem Çetin Düsseldorf Havalimanı’nda karşıladı. Sonra Başkan Tanır ve beraberindekiler, şoförüm tarafından Düsseldorf’un bir kasabası olan Grevenbroich’deki YAMAÇ EMLAK isimli şirketimin merkezine getirildi ve burada kendilerini ağırladım.

Çok samimi geçen bu sohbet esnasında Sayın Başkan Tanır, benden fuar boyunca kullanılmak üzere bir araç talep etti. Ben de kendisine şirkete ait bir BMW marka lüks bir otomobil tahsis ettim. Hatta aracın yakıt deposunu da doldurdum ve aracın anahtarını kendisine teslim ettim. Gündüz birlikte sohbet ettiğimiz Başkan Tanır, Köln’e gitmek istediklerini söyleyince, kendilerine eşlik ettim. Köln’deki gezimizin ardından Başkan Tanır ve beraberindekiler, şirket merkezimizden ayrılarak Essen’deki otellerine hareket ettiler. İki gün süren fuarın ardından Başkan Tanır, beni yeniden iş yerimde ziyaret ederek Hollanda’ya geçmek istediklerini dolayısıyla kendisine bir araç ve bir rehber tahsis edilmesini talep edince ben de misafirlerimi kusursuz bir şekilde ağırlamak istediğimden bu isteklerini yerine getirdim. Kendilerine eşlik etmek üzere kardeşim İbrahim Yamaç’ı görevlendirdim. 200 km ötedeki Hollanda’nın Amsterdam Şehri’ne yine yakıt ve yeme içme giderlerini de karşılayarak kardeşimle birlikte hareket ettiler. Şoförlüklerini kardeşim İbrahim Yamaç’ın yaptığı Başkan Tanır ve beraberindekiler Hollanda’nın belirttiğim şehrindeki gezilerinin ardından gece geç saatlerde de Almanya’ya dönüş yaptılar. Bu dönüş ve kendileriyle ilgilenmemizden ötürü şahsıma Kestel Belediyesi’nin bir plaketini takdim eden Başkan Tanır ve beraberindekiler, ertesi gün sabah saatlerinde yine bizzat şirket çalışanlarımca Düsseldorf Havaalanı’na bırakıldılar. Ayrılarken Başkan Tanır, bana Türkiye’ye geldiğinde mutlaka yanına uğramamı söyledi.

Bu samimiyet ve ideolojik olarak aynı dünya görüşüne sahip olmamız nedeniyle bende güven duygularımı pekiştiren Başkan Önder Tanır’a, Almanya’dan ayrılırken şahsıma yaptığı özel daveti de dikkate alarak 08 Şubat 2020’deki Türkiye ziyaretimde uğradım. Kestel Belediyesi’nin önünde beni kapıda Başkan Yardımcısı Haluk Kürel karşıladı ve ardından Başkan Önder Tanır’ın makamına çıktık. Burada kendisine yatırım yapacağımı, ancak Almanya’dan gelecek Alman kökenli iş insanlarını ağırlayabileceğim bir konut inşa etmek istediğimi, bunun için de satın aldığım çiftlikteki konutu tadilat ruhsatıyla yenilemek düşüncesinde olduğumu belirttim. Bunun üzerine Başkan Tanır, tadilat ruhsatındansa çiftlikteki eski binanın hemen bitişiğine yeni bir bina yapabileceğimi, bina bittikten sonra da eskisini yıkıp ruhsat kaydırması işlemi yaparak konuyu imar mevzuatına uyduracaklarını söyledi. Bu iş için de benim belediyeye 250 bin TL harç ve ruhsat bedeli ödemem gerektiğini bildirdi.

Ben Almanya’daki kanunları bildiğim için ısrarla böyle bir şeyin yasal olup olmadığını sorunca bana “sen benim dediğimi yap” gerisine karışma karşılığı verdi. Hatta benden bu işin olumlu sonuçlanabilmesi için şimdiden küçük bağışlar yapmamı istedi. Özellikle bir marketin hesap numarasını vererek buraya erzak bağışı yapmam gerektiğini ısrarla vurguladı. Neden bu marketi tercih ettiğini bilemiyorum, hatta erzak alacaksam ben alır buraya getiririm dedim ama sonuçta benden istenileni yaptım. Onu da şöyle yaptım 12 Şubat 2020 tarihinde döndüğüm Almanya’da, Haluk Kürel birkaç kez erzak yardımını hatırlatıp ısrar edince, tam 3 ay sonra yani 5 Mayıs 2020’de Özeren Alışveriş Merkezi’nin hesabına 13 bin 500 TL ve 13 bin 890 TL olmak üzere iki ayrı havale ile toplam 27 bin 390 TL para gönderdim.

Ben Almanya’dayken, Başkan Tanır ile Belediye Başkan Yardımcısı Önder Tanır’dan aldığım güvencenin de rahatlığıyla çiftlik evi projesini nasıl yapabileceğimi ve Alman iş insanlarıyla görüşmelerle Bursa’ya hangi yatırımları getirebileceğimi veya buraya nasıl bir yatırım yapabileceğimi düşünmeye başladım. Zihnimde bazı projeler netleştiği sırada beni telefonla Kestel Belediye Başkanı Haluk Kürel, 29 Haziran 2020’de arayarak Almanya’ya meyve ihracatı yapılabileceğini bu iş için birlikte çalışabileceğimizi söyledi. Hatta “Bana Yakup Bey, yaş sebze ve meyve işinin en alasını yaparız. Sen bana piyasadan mal alabilmem için biraz kaynak gönder, ben de Almanya’ya istediğin tarım ürününü gönderirim” dedi.

Nihayetinde durumu yerinde konuşmak üzere Temmuz 2020’de tekrar Türkiye’ye geldim ve Başkan Yardımcısı Haluk Kürel ile konuyu görüştüm. Sonuçta görüştüğüm kişi bir kamu görevlisi ve benimle aynı partinin sempatizanıydı. Bu yüzden sözlerine güvenerek Almanya’ya döndüm ve 21 Eylül 2020 tarihinde 10 bin Avro avans gönderdim. Ardından beni telefonla arayan Haluk Kürel paranın yetmeyeceğini söyleyince 22 Eylül 2020 tarihinde bir 10 bin Avro daha gönderdim. Lakin Haluk Bey’den birkaç hafta geçmesine rağmen hiçbir dönüş alamadım. En sonunda telefonla ulaşabildiğim Haluk Kürel, piyasadan mal toplayamadığını belirterek parayı en kısa sürede iade edeceğini söyledi.

Hatta bacanağımın düğününe katılmak üzere Ekim 2020’de kısa süreliğine de olsa geldiğim Kestel’de benden aldığı parayı iade edeceğini söyledi. Lakin parayı iade etmediği gibi yine borç istedi ancak vermedim. Sıkışık olduğunu dolayısıyla eli rahatlayınca bu parayı ödeyebileceğini söyleyen ve aynı zamanda Barakfakih’te bir meyve kooperatifinin başkanı ve sanayi bölgesinin yönetim kurulu üyesi olduğunu bildiğim Haluk Kürel’e sözünü tutması gerektiğini belirterek Türkiye’den ayrıldım.

Nisan 2021’de yeniden Türkiye’ye geldim. Yanlış hatırlamıyorsam 09 Nisan 2021 tarihinde Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’ı makamında ziyaret ettim. Dedim ki başkan hem bina projem hem de yatırım düşüncem netleşti. Kendisi de bana dedi ki sen bina işini düşünme başla, yalnız belediyenin hesabına 20 bin TL bağış yap. Yatırım konusuna gelince sana ilçedeki otelle, daha önce Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı eski AVM’yi verelim. Buraları düzenle. Otele hem çevredeki sanayiciler müşteri getirir hem de biz belediye olarak misafirleri oraya yönlendiririz. AVM’yi de düğün salonu olarak işletirsin. Bu bölgede böyle bir mekâna ihtiyaç var dedi.

Bunun üzerine kendisine başkan ben daha büyük yatırım projeleriyle ilgileniyorum. Özellikle tekstil, mobilya ve gıda alanına yatırım yapmak istiyorum. Dolayısıyla ya sıfırdan bir tesis ya da mevcuttaki bir firmayı satın almak istiyorum karşılığını verdim. O da bana, “araştıralım o zaman” dedi, devamında bana 250 bin TL’yi hatırlattı. Başkan Taner’e geçen yıl 30 bin TL yatırdığımı şimdi de 20 bin lira yatıracağımı söyleyerek kalan bakiyenin 200 bin TL olduğunu anımsattım. Bunun üzerine Başkan Tanır, konuyla artık Haluk Kürel’in ilgileneceğini, bütün işlemlerin takibini Haluk Kürel ile yapmam gerektiğini söyledi. Mutabık kalınca da belediyeden ayrıldım ve Başkan Tanır’ın istediği hesaba 20 bin TL daha bağışta bulundum.

Ardından da Mayıs 2021 tarihinde inşaata başladım.

Ancak 28 Temmuz 2021 tarihinde Derekızık’taki çiftlik evinin inşaatına zabıtalar dayanınca hem Önder Tanır’dan hem de Haluk Kürel’den şüphelenmeye başladım. İnşaatın sorumlusu Fırat Kılıçkıran o sırada ben Antalya’nın Kaş ilçesinde tatil yaptığım sırada beni telefonla arayarak yapı denetim ekibinin kaçak zaptı tuttuklarını belirtince şaşkına döndüm. Derhal Önder Tanır ile Haluk Kürel’i aradım. Her ikisiyle ayrı ayrı yaptığım görüşmede bana bir sorun olmayacağını, inşaata devam edebileceğimi dönüşte de mutlaka yanlarına uğramam gerektiğini söylediler.

Gerçekten de yapı denetim ekibi sadece zabıt tutarak, inşaatı mühürlemeden adresten ayrılırken, Ağustos 2021’de geldiğim Kestel’de durumu görüşmek üzere Başkan Yardımcısı Haluk Kürel ile Barakfakih’te İsmail Yeri olarak bilinen et lokantasında buluştuk.

Durumu sorunca bana dedi ki, sen şimdi inşaatını bitirmek istiyorsan Başkan’ın bana söylediğini sana aktarayım. 200 bin TL kalan bakiyeyi ödemen gerekiyor dedi. Bunun üzerine tamam ödemeyi yapayım dedim ve et lokantasından ayrıldık.

Ben de bunun üzerine 25 Ağustos 2021 tarihinde Haluk Kürel’in hesabına 10 bin Avro para havale ettim. Sonrasında kalan 100 bin TL’yi de daha önce borç para verdiğim ve Kestel’de yaşayan Nedim Gökmen isimli arkadaşımın Başkan Yardımcısı Haluk Kürel’e elden teslim etmesini istedim. Hatta Haluk Bey’e Nedim’in telefon numarasını atarak, Nedim’dan alacağım olduğunu, bana olan borcunu sana ödeyerek borcunu kapatmış olacağını vurgulayarak, parayı ondan alabileceğini söyledim. Nitekim Haluk Kürel, Nedim Bey’i arayıp bu 100 TL’yi ne zaman getireceğini sormuş. Nedim Bey daha sonra bir akrabama bu parayı vererek, Haluk Kürel’e götürmesini istemiş. O akrabam da öyle yapmış. Böylelikle benden istenilen 250 bin TL’yi AVM’ye yaptığım 27 bin 390 TL , Kestel Belediyesi’ne yaptığı 20 bin TL, Haluk Bey’e havale ettiğim 10 bin Avro ile yine Haluk Kürel’in elden teslim aldığı 100 bin TL ile ödemiş oldum.

Ben işlemlerin normal seyrinde gideceğini düşünürken sosyal medyadan öğrendiğim kadarıyla Haluk Kürel 28 Eylül 2021 tarihinde belediye başkan yardımcılığından istifa etti. Bunun üzerine kendisini Almanya’dan telefonla aradım dedim ki, “Ne oluyor Haluk Bey, sen niye istifa ettin. Bizim iş ne olacak”

O da bana “Hiçbir sıkıntı yok. Yalnız sen binayı biraz abartmışsın. Bu da bazı sıkıntıları beraberinde getirdi. Konu Meclis’te gündeme geldi. Hatta başkan Önder Tanır, konuyu görüşmek üzere beni çağıracak ve ne yapmamız gerektiği konusunda bilgi verecek. Dolayısıyla sen bizi bekle, inşaatı da dert etme devam et.” dedi.

Haliyle ben de kendisine dedim ki, Kasım 2021’de geliyorum. O zamana kadar sen başkanla bu konuyu görüş ve bu sorun çözülsün artık…

Nitekim Kasım 2021’in ilk günlerinde de Kestel’e geldim ve ilk iş olarak Haluk Kürel ile buluştum. Buluşma adresi olarak bana verdiği Barakfakih Kooperatifinin çay ocağına gittim. Burada beni karşılayan Haluk Kürel dedi ki:

Yakup bey konuyu çok uzatmayacağım. Başkan Önder Tanır sorunun kökten çözümlenebilmesi için 100 bin Avro para istiyor. Ben sana başkanın bu mesajını iletiyim sen ne yaparsan yap.

Bunun üzerine kendisine çıkışarak siz bana tuzak mı kurdunuz kardeşim. Böyle bir anlayış olabilir mi. Beni buralara kadar yönlendirdiniz. Bana eski binamı tadil etmek isterken, kaçak yapı yaptırıp, beni perişan ettiniz. Siz nasıl Müslümansın, nasıl insanlarsınız dedim.

Konuyu bir de Başkan Önder tanır ile görüşmek istedim. Bu yöndeki talebimi yine WhatApp hattından telefonuna ilettim. Lakin Sayın Başkan Tanır mesajıma cevap vermeyince, birkaç gün sonra yani 5 Kasım 2021’de yine aynı çay ocağında buluştuğum Haluk Kürel’e böyle bir parayı ödemeyeceğimi söyledim ve oradan ayrıldım.

Çok geçmeden beni nasıl bir büyük tuzağa sürüklediklerini 18 Kasım 2021 tarihli encümenin usulsüz yıkım kararı ve tebligat süreciyle öğrenmiş oldum. Akşam saatlerinde Derekızık Mahalle Muhtarlığı’na ulaştırılan tebligat tarafıma tebliğ edilmeden ve ben yasal itiraz hakkımı kullanamadan ertesi gün yani 19 Kasım 2021 Cuma günü namaz vakti, yaklaşık 150 bin Avro harcama yaptığım binayı içindeki ev eşyalarıyla birlikte yerle bir ettiler. Beyaz eşyalarım, özel yaptırdığım şömine, aydınlatmalar, döşemeler, yer ısıtmaları, kalorifer ve su tesisatları, güneş enerji sistemleri olduğu gibi iki katlı binanın enkazında kaldı. Tebligat zamanında ve kanuna uygun yapılsaydı belki zararımın bir kısmını telafi edebilirdim. Bırakın maddi zararı, benim itibarımı zedelediler, maddi ve manevi büyük zararlara uğrattılar. Bu olaydan öğrendiğim şudur ki gerçekten Türkiye Cumhuriyeti’nin kıymetli Cumhurbaşkanı Sayın Recep tayyip Erdoğan çok yalnız bir insanmış. O’nun gölgesinde seçimle belediye başkanlığına gelen bir ismin ve yardımcısının, bana yaptığıyla Sayın Cumhurbaşkanının söyledikleri arasında ciddi bir tezat söz konusudur. Bu saatten sonra bu ülkeye bir daha gelir miyim, bir daha yatırım yapmak ister miyim bilemiyorum.

Böyle kırgınlığım olsa da ben bu ülkeyi ve devletimi çok seviyorum. Şu an tek istediğim: Almanya’da olsa derhal istifası alınıp yargılanması gereken Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır ile Başkan Yardımcısı Haluk Kürel’in adalet önünde hesap vermesi. İyi niyetle geldiğim, yatırım yapmak istediğim Kestel’de resmen dolandırıldım, kandırıldım, itibarım sarsıldı.

Bu arada olay, basına düşünce de Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır, bu işte bir husumetinin ve kusurlarının olmadığını beyan etmiştir. Oysa kendisi bağış alamadığı için tarafıma kin ve nefretle kusmuş, binamı yakmıştır. Şöyle ki:

Belediye Başkanı Önder Tanır, Temmuz 2021 ayı meclis toplantısında konu kendisine sorulduğu zaman bu yapıyla ilgili yasal işlemin başladığını, çok ciddi miktarda ceza yazıldığını, yapı yıkım sırasına girdiğini ve bu yapıdan önce yıkım bekleyen 400-450 civarında yapı olduğunu söylemiştir ancak diğer yapıları yıkmadan sırf istediği parayı alamadığı için kin ve nefretle sıralamayı değiştirerek bu yapıyı diğerlerinden önce yıkmıştır.

Belediye Başkanı Önder Tanır 18 Kasım 2021 tarihli encümen kararı aldıktan sonra hemen 19 Kasım 2021’de hukuki olmayarak, yasal süre tanımayarak yapıyı alelacele yıkmıştır. İmar kanunu hükümlerine uymayarak yasaları çiğnemiştir. Kendi encümen kararlarında yazan 30 gün süre içinde yapı sahibince yapının ortadan kaldırılması ve mahkemeye gitme hakkını neden bu vatandaşa tanımayarak Encümen kararından bir gün sonra bu yapıyı yıkmıştır. Beklediği bedeli alamadığı için öfkeyle hemen yıkım yapmıştır.

Belediye Başkanı Önder Tanır, encümen kararında da yazıldığı üzere, meclis toplantısındaki konuşmasında 30 Haziran 2021 tarihinde binama zabıt tutulduğunu ve kanuna uygun olarak inşaatın mühürlendiğini kendisi beyan etmiştir görüntüler mevcuttur. Ancak inşaat devam etmiştir. Madem Belediye Başkanı Önder Tanır, zorla bağış istemediğini iddia etmektedir o zaman neden İmar Kanunun ilgili hükümleri uyarınca gereken işlemleri yapmayarak, kanunu uygulamayarak, mühür muhalefetinden dolayı suç durusunda bulunmamıştır. Yeni bir encümen kararı alarak yasalara uygun bir şekilde para cezasını neden iki katına çıkartmamıştır, yapıyı ikinci kez neden mühürlememiştir. Bu da belediye başkanının açıktan bağış beklediğinin bir kanıtının göstergesidir.”

https://www.bayrakhaber.com

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER